10 Eylül 2012

Okul vakti yaklaştı


Sütçü köşeyi döndü,
Bütün lambalar söndü,
Uykunun da keyfi kaçtı,
Okul vakti yaklaştı!

Nasıl bir heyecan yaşıyor tarifi mümkün değil, ilkokulun ilk günü olacak. Neler yaşayacağının farkında değil, tabi bende :) yuvadaki gibi mi olacak daha mı farklı? 4 yıldır gidiyordu alışmıştık, güvenmiştik, seviyorduk ama her güzel şey gibi o da bitti. Aslında gerçek yaşama şimdi başlıyoruz gibi uzun yıllar sürecek eğitim hayatına. Zaten sancılarımı artıran şu eğitim sistemi (4+4+4) ayrı bir soru işareti kafamda, umarım herşey iyi olur.  

Miniğim nasıl da geçti zaman ve bu kadar büyüdün? yazı yazmayı ve okumayı öğreneceksin, benden beklentilerin gittikçe azalıyor bazen seviniyorum bazen de üzülüyorum bu duruma. Bütün eğitim hayatın boyunca başarıların daim olsun!


23 Temmuz 2012

Lidyana Love


Küpe en çok kullandığım aksesuardır benim, çok fazla büyük gösterişli takıları da takamam ben.  Duruşları zarif, naif takıları severim Lidyana daki bu endless love kolye ve love top bilekliğe bayıldım işte bunlarda aynı sıcaklığı verdi bana, öyle değil mi?  Defy her ne kadar tüm takılarıma göz koysada bilmiyor ki içlerinde en kıymetli ve özel olanlar zaten onun olacaklar. Ama şimdiden o kadar belli ki takılara olan düşkünlüğü, önce takılarını hazırlıyor sonra giyeceği kıyafeti hazırlıyor. Süslü minnoş işte :D




23 Mayıs 2012

Periler ülkesine yolculuk

Ahhh ne çok zaman oldu yine, iyi kötü güzel çirkin ne çok şey yaşadık... Defy bu Eylülde okula başlayacak biraz telaşemiz var bu aralar, ilgi başka şeylere kayınca buralara yazmaz oldu elim.

Gündüz okulda yapılanlar yetmiyor çoğu zaman, sürekli bir etkinlik istiyor yada birşeyler paylaşalım istiyor. En sevdiği programlardan biri de Disney Channel daki Art Attack programı, yaratıcılığımıza neler ekliyor neler sürekli elinde makas, pritt, ambalaj atıkları, boncuklar vs. ee durum böyle olunca illaki bir anne yardımı gerekiyor. Bu halimizi bilen teyzemiz Çüçi sağolsun Amsterdamdan bir set getirmiş peri evi maketi, minik periyi yapabilmek için gerekli malzemeler (boncuk,kanatlar,renkli ipler,çiçekler,şönil vs.) var içerisinde yapmasıda eğlenceli, çıkan sonuçta mutlu suratlı bir bebe ve baygın bir anne :)






15 Mart 2012

Van Gogh Alive



 Eğer İstanbul'da yaşıyorsanız ve unutulmayacak bir sergi deneyimi yaşamak isterseniz kaçırmayın derim. Abdi İbrahim ilaç firması 100. kuruluş yıldönümü sebebiyle digital sergi anlayışına da imzasını atmış. Singapurdaki dünya prömiyerinin ardından ilk kez İstanbulda sergileniyor. Van Gogh Alive kesinlikle görülmeli ben görseller, müzikler arasında kendimden geçmeye hazır olsamda Defy bana sorduğu sorularla bu zevki yaşatmadı ama ben bir kez daha gidip izlemeyi düşünüyorum. Onun şaşkın bakışları, hayranlığı ve aldığı keyifi görmek bana yetti zaten. Fotoğraflar çok iyi değil ama fikir verir diye düşünüyorum ama orada bu fotoğraflardan çok daha fazlası etkileyici bir ortam var, şimdiden iyi seyirler...









en sevdiğim tablolarından ''yıldızlı gece''

Deniz kızı Ariel 'in aynası

Bizim miniğin uzun zaman önce tatilde topladığı deniz kabukları duruyordu ya çöpe gideceklerdi ya da bir baltaya sap olacaklardı, bizde onları sap gibi duran aynayı süslemek için kullandık. Zaten yıkanmış bekliyorlardı Defy de yine bir aktivite için tutuştuğu bir günde geldi aklıma. Sıcak silikon tabancasıyla aynanın çerçevesine tek tek yapıştırıldı,kuruduktan sonra yaldızlı boya ile fırçaylayla üzerlerine dokunduk Defnenin en hoşuna giden kısmı bu oldu tabi, silikon sıcak olduğundan yapıştırma görevi bendeydi tabi. Çok harkülade bir çalışma olmasada, aynaya biraz haraket kattı en önemlisi de Defyle yapılan bir etkinlikti elbetteki.
Defynin yorumuyla -Deniz kızı Ariel'in aynası oldu bu
 



06 Mart 2012

Yaz gelsin



Önce bahar gelsin, sonra da yaz bu kış uzun sürdü. Kat kat giyinmekten, soğuk havadan, kapalı ayakkabılardan çooook sıkıldım. Baharda yağmurdan,yazın sıcaktan bunalıp söylenmeyeceğim, uzun uzun yürüyüşler yapıp, açık havada oturup kahve içeceğim,defneyle parkta koşturacağım, deniz kabukları toplayacağım, şezlonga uzanıp gözlerimi kapatıp denizin sesini dinleyeceğim, yeni lezzetler tatmak için değişik yerlere gideceğim, renk renk oje süreceğim, buzlu taze naneli limonata içeceğim, miniğimle çok çok gezip, bol bol güleceğim.... bu liste uzar gider bana kalırsa

Kendime not : yazın sıcaktan bunalıp söylenmeyeceğim, bol bol karadutlu dondurma yiyeceğim, ewet itiraf ediyorum yazı çok özledim!

Defne'ye not : toplanan bütün deniz kabuklarını eve götüremeyiz çantaya koymaya çabalama, bende oje sürmek istiyorum diyip koltukları batırma, dondurmadan sonra su içilecek bunu da unutma! öperim miniğim

01 Mart 2012

Baykuş Bere


Bunlar benim baykuş hastalığımın ortaya çıkan sonuçları, bebeler değil elbet bereler :D  Fikir çok ama uygulamada zayıfım malesef. Kış geldiği zaman şöyle oturayım kahvemi, çayımı alayım birde elime örgü yünlerini alayım nedense böyle bir fantazi içerisinde oluyorum ama ortaya pek birşey çıkmıyor, genelde örüp örüp sökerim ben. Bu sefer birşeyler çıktı ortaya önce Defy'e sonrada teyzesinin bebe baykuşu Kuzey'e, ben beğendim bu defa ki örgü fantazisini, çünkü miniklerime çok yakıştı.








27 Şubat 2012

Kaprislisin Sevgilim

Bu hafta sonu Defy için yoğundu, cumartesi benimle ve pazar günüde Tuğba teyzesi ve kuzeniyle tiyatro izledi, güneşli ve ılık havanın tadını çıkardı, denize taş attı, koştu, zıpladı, güldü, ağladı... Bir o kadar da kapris doluydu, neden biz onları mutlu etmek için çabalarken mutsuz olmak için sebep bulurlar oysa biz yetişkinler mutlu olmak için sebep ararken!

Defy'e not: Bebeğim küçük şeylerin her zaman seni mutlu etmesini diliyorum. Anneni kaprislerle yorma, ben yüzünde küçücük bir tebessüm görmek için herşeyi yapabilirim.
Seni seviyorum prensesim
küçük bir not daha: umarım bir sonraki sene doğum günümde beni bu kadar yormazsın!

  
 Bu da Defy'nin pazar kahvaltısı, eğlenceli bir güne başlamak için ilk adım

18 Şubat 2012

Yalan Dünya



Okulda bugün kurabiye yapmışlar, anne-babalarada paket hazırlamışlar. Eve gelince yemek istedi mutfakta günümüzün kritiğini yaparken sahleple beraber yedik minik ellerle yapılan kurabiyeleri. Defy'le  akşam Yalan Dünya'yı izleme planı yaptık ve muhteşem sesiyle müziğini seslendirirken benim kamerama yakalandı,halen izleyip gülüyorum :)  bammmbammm baarrraaaaam. Yalan Dünya'yı izleyemeden uyuyakalsada ben izledim ve yine çok güldüm.

15 Şubat 2012

Aşk Heryerde


Sabah uyandığımda tıkırtılar duydum, benim miniğim uyanıp kalkmış bile odaya girme gelme sakın diye beni uyarıyor. Sonra gözlerimi kapattırıp koltuğa oturttu sonra bu kartı tutuşturdu elime
- sevgililer günün kutlu olsun sevgilim
sarıldık, öpüştük birde I love Milka attık ağzımıza konsept tam olsun dimi


Aslında bu sevgililer günü pek bir manasız benim gözümde ama defyle manası değişti tabi onun minicik yüreğindeki sevgili olabilmek paha biçilemez elbette...

Okulun kapısından girerken, kapının hemen yanındaki sarmaşık gözkırptı bana hemen küçücük yaprağını feda ettim aşkım için, defy'e çaktırmadan konu uzamasın diye (yoksa çiçeğe neden zarar verdin anne diye devam eder bu konu)
Hemen ona uzatıp bende kutladım küçük aşkımı, tabi kalp şeklinde oluşu şaşırttı onu yine ama sevgiyle bakmayı bildiği sürece etrafında kalp şeklini almış bir sürü şey görebilecek ömrü boyunca.

İşte bahsettiğim günün manasızlığı bu, tek bir gün yeter mi sevgi için aşk için, sevgiyle bakabildikçe, sevdiğini söyleyebildiği sürece, sevgisi için fedakarlık yapabildiği ölçüde hayat hep sevgiyle sunacaktır mükafatını. Aşkı istiyorsan, aşkla bakmalısın yaşama! o sana hakettiğini bir gün mutlaka verecektir.

27 Ocak 2012

25 Ocak 2012

Ajan Kurdele ve Ajan Kemik

Eeee hayalgücünden bahsetmiştim, evin içinde kapıların ardında puantiye gözlüklü bir şirine ve çiçekli gözlüklü bir oyuncak köpek, kapıların koltukların ardında saklanıyorlar, elinde telefon diğer elinde not defteri uyduruktan karalamalar, fısıltılarda benden bahsedildiğini anlıyorum
-ajan Kurdele bildiriyor, kahve yapıyor şimdi kendine, galiba bana da nesquik
- ajan Kemik hav hav

bu oyun beni takiple her attığım adımla sürüp gitti

24 Ocak 2012

Dilekler ve hayal gücü


Ben buralara uğramaz olmuşum, ne çok şey yaşadık yine ama ben tembellikten akşama yazarım sabaha yazarım derken yeni yılın ilk ayını bile devirir olmuşuz. Efendim aralık ayı çok yoğundu tamam bahane yok ama gerçekten yoğundu gelen giden misafir trafiği, haftasonları hep doluydu. Yeni yıl heyecanı bir taraftan ağacımızı bile ayın ortalarına doğru ancak kurup süsleyebildik, Defynin heyecanı ise görülmeye değer her astığı süse dilekler diledi, tabi bende.Bakalım hangileri bize geri dönecek, her zaman ilk istediğimiz sağlık ardından diğer isteklerimiz :) Aileyle yenen yılbaşı yemeği ile yeniyılın ilk dakikalarını da sevdiklerimizle geçirdik,hep birarada olmak dileğiyle...

Hayal gücü acaaayip bişey ve Defy bu aralar acayip şekilde bunu kullanıyor. Anlattığı hikayeler,konuştuğumuz birşeyi farklı yerlere taşıyor,uyduruk hikayeler anlatıyoruz birbirimize çok eğlenceli oluyor. Kimi zaman denizde yaşıyoruz, kimi zaman uzayda,kimi zaman bir kuyruklu yıldızın kuyruğunda,kimi zamanda nevresimin deseninde :) varın hikayelerin nerelere varabileceğini birazda siz düşünün.

Ve zaman zaman büyümek istemiyorum krizleri, tabi büyümeden hep aynı kalmak mümkün değil ama istiyor (keşke hep minik kalsan bebeğim ama büyümeni izlemekte inan çok keyifli)

İşte böyle efendim,bizdeki durumlar böyle, yeni maceralarla burada olacağız inşallah
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...